Bizi Takip Edin:

Back To Top
tasarımda psikoloji etkisi

Tasarımda Psikoloji Unsurları ve İlkeler

Tasarımda psikoloji bilimi, tasarımcıların kullanıcıları anlamasına yardımcı olan temel çalışmalardan biridir. Bugün, psikolojinin tasarımda büyük bir rol oynadığını ve tasarım sürecinde hangi psikolojik ilkelerin hatırlanması gerektiğini işleyeceğiz.

Bazı insanlar tasarımı tamamen sanatsal bir iş olarak düşünmeye alışkındır, ancak arkasında çok daha fazlası vardır. Yetenekli tasarımı yaratmak için güzellik ve ilham duygusu yeterli değil. Bu nedenle tasarımcıların işlerini detaylı yapabilmeleri için farklı bilimlerde belirli bilgi ve becerilere sahip olması gerekir. Dolayısıyla, bu sadece tasarım sanatı değil, aynı zamanda verimli ve üretken bir şekilde çalışmalarına yardımcı olan çeşitli bilgi ve uygulama alanlarıyla da ilgilidir.

Tasarımda Psikoloji ve Önemi

Günümüzde kullanıcı merkezli tasarım eğilimi, tasarımcıların işlerine yaklaşımlarını yeniden gözden geçirmelerini ve hedef kitleyi daha derinlemesine anlamalarını sağlıyor. Donald A. Norman, “The Design of Everyday Things” adlı kitabında tasarımı, tasarımcının iletişim kurduğu kişiyi derinlemesine anlaması anlamına gelen bir iletişim eylemi olarak tanımlar. İnsanların ihtiyaçlarını daha iyi anlamak için tasarımcıların insan davranışının psikolojik ilkelerini, isteklerini ve motivasyonlarını akılda tutmaları önerilir.

Bir tasarımcı, yaratıcı süreçte psikolojiyi uygularsa, çalışmanın sonucu daha da olumlu olabilir çünkü bilim, hedef kitleyi yakından anlamayı sağlar. Psikoloji bilgisi, kullanıcıların satın alma veya ekiple iletişim kurma gibi bekledikleri eylemleri gerçekleştirmelerini sağlayacak tasarımın oluşturulmasına yardımcı olur.

Tasarımcılar, psikolojiyi tasarımı geliştirmek için karmaşık bir yaklaşım olarak görebilir ve bu nedenle araştırma ve analizin bu bölümünü ihmal edebilirler. Ancak,  tasarımda psikoloji unsurlarını işinizde etkili bir şekilde kullanmak için. Göz önünde bulundurmanız gereken tek şey, tasarımda sürekli sunulan temel ilkelerdir. Deneyimlerimize ve yürütülen araştırmaya dayanarak, tasarım sürecinde sıklıkla uygulanan altı etkili psikolojik ilkeyi tanımlayalım.

Gestalt İlkeleri

Bu psikolojik teori neredeyse 100 yaşında ama güncelliğini kaybetmedi. “Gestalt” kelimesi, “birleşik bütün” anlamına gelir,  kullanıcıların birbirleriyle ilişkili unsurların görsel algılarını araştırır. Başka bir deyişle, insanların görsel unsurları gruplar halinde nasıl birleştirme eğiliminde olduklarını gösterir.

Kullanıcıların grupları oluşturduğu ilkeler şunları içerir:

Bir kullanıcı bir şekilde benzer görünen nesneleri görürse, bunları otomatik olarak bir grubun ayrı öğeleri olarak algılayabilir. Öğeler arasındaki benzerlik genellikle şekil, renk, boyut veya doku ile tanımlanır. Benzerlik, kullanıcılara tasarım öğeleri arasında tutarlılık hissi verir.

 İnsan gözünün bir nesneden diğerine doğal olarak hareket etme prensibidir. Bu genellikle gözün çizgi ile akmasına izin veren kavisli çizgilerin oluşturulmasıyla olur.

Bu ilkeye göre nesneler tamamlanmasa bile insanlar bu nesneleri bütün bir şekil, harf, resim gibi algılar. Yani resmin bütünün bazı parçaları olmadığı zaman bizim algımız bu görsel parçaları tamamlar. Bir nesnenin eksik olduğu, ancak kullanıcının eksik kısımları doldurarak onu tam bir şekil olarak algıladığı durumlarda çalışır.

 Nesneler yakın yerleştirildiğinde, göz, benzer olmasalar bile tek tek görülmek yerine onları bir grup olarak algılar.

Bu ilke, gözün nesneleri arka planlarından ayırma eğilimini gösterir. Gözünüzün nesneye veya arka plana odaklandığı yere bağlı olarak iki yüzü gösteren birçok resim örneği vardır.

Gestalt ilkeleri, pratikte beynimizin bizimle oyun oynama eğiliminde olduğunu onaylar, bu nedenle tasarımcılar, yanlış anlaşılmalar olasılığını dışlamak için yaratma sürecinde bu gerçeği göz önünde bulundurmalıdır.

Renk Psikolojisi

Renklerin insan zihni, davranışları ve tepkileri üzerindeki etkisini inceleyen bir bilim, renklerin psikolojisi olarak adlandırılır. Birkaç kelimeyle, çalışmanın ana fikri, renklerin kullanıcıların algısı üzerinde büyük bir etkiye sahip olmasıdır. Bu nedenle tasarımcılar, çalışmalarının doğru mesajı ve tonu sunduğundan emin olmak için renkleri bilerek seçmelidir.

İşte temel renklerin ve tipik olarak ilişkilendirildikleri anlamların listesi:

 Renk genellikle tutkulu, güçlü veya agresif duygularla ilişkilendirilir. Aşk, güven, tutku ve öfke dahil olmak üzere hem iyi hem de kötü duyguları sembolize eder.

 Heyecan duygularını yaşatan enerjik ve sıcak bir renk.

 Bu mutluluğun rengidir. Güneş ışığını, neşeyi ve sıcaklığı sembolize eder.

 Doğanın rengi. Sakinleştirici ve yenilenen hisler getirir.

 Genellikle bazı kurumsal imajları temsil eder. Genellikle sakin duygular gösterir. Güvenirlik, samimiyet ve bilgeliği temsil eder.

 Birçok kral mor giysiler giydiğinden beri uzun süredir kraliyet ve zenginlikle ilişkilendirildi. Aynı zamanda bir gizem ve sihrin rengi.

 Rengin çok sayıda anlamı vardır. Bir trajedi ve ölümle ilişkilendirilir. Bir gizemi ifade eder. Geleneksel ve modern olabilir. Her şey onu nasıl kullandığınıza ve hangi renklerin onunla uyumlu olduğuna bağlıdır.

 Renk, saflık ve masumiyetin yanı sıra bütünlük ve netlik anlamına da gelir.

Tasarım hakkında aşağıdaki Instagram paylaşımlarımızı da üzerine tıklayarak incelemenizi öneririz:

Pazarlamada Renklerin Psikolojisi 

Tasarım Projeleriniz İçin 6 Gradyan Örneği

Tasarım Projeleriniz İçi 8 Renk Kombinasyonu

Yeni içeriklerimiz için blog sayfamızı ve Instagram hesabımızı takip edebilirsiniz. Tasarım psikolojisi hakkında yorumlarınızı bekliyoruz 🙂

Yorumlarınızı Bekliyoruz